Van Barosu,ÇEV-DER,Van-Hakkari- Bitlis Eczacılar Odası,Van-Hakkari Tabip Odası,Özgürlük İçin Hukukçular Derneği ve İnsan Hakları Derneği Van Şubesi’nin içinde yer aldığı Van Akademik Odalar Birliği ve Demokrasi Platformunun bileşenleri Van Gölü için  Van 2. İdare mahkemesinde 2022/2450 sayılı  dosyayla dava açtı.

Van Barosunda düzenlenen basın toplantısında açıklama yapan Van Akademik Odalar Birliği Dönem Sözcüsü Fikret Baransel tarafından yapılan açıklamada; daha önce Van Gölü’nün her türlü tehditlere karşı çok ciddi yasal tedbirlerin alınması yönünde büyük çaba sarf ettiklerini, akademik bileşenler olarak bunu defalarca dile getirdiklerini ifade etti.

 Özellikle Van Gölü’nün koruma Kanununun çıkarılması ana telepleri olduğunu Vurgulayan Baransel, Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle çıkartılan kanunun, Kıyı Kanunu yok sayılmaya çalışılarak ciddi tehdit altında bırakıldığı belirterek; şunları dile getirdi:

Van Gölü’nün korunması için, 30.07.2022 tarih ve 31908 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile Van Gölü “Doğal Sit, Sürdürülebilir Koruma ve Kontrollü Kullanım Alanı” olarak ilan edilmiştir. Bu, en düşük korumaya sahip sit alanlarını ifade etmektedir. Van Valiliğinin 18.08.2022 tarihli duyusundan da anlaşılacağı üzere bu düzenleme ile sit alanı içerisinde yapılacak faaliyet ve yapılaşmalar engellenmemiştir, kamuoyunda bu konuda yanlış bir algı oluşmuştur. Aksine, kararnameden önce Kıyı Kanununa tâbi olan bu alanlar yasal olarak nispeten daha ciddi bir şekilde korunmaktayken bu gün bu düzenleme ile Kıyı Kanunu yok sayılmaya çalışılarak ciddi tehdit altında bırakılmıştır. Ayrıca alınan karar Kıyı Koruma Kanunu, Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu, Korunan Alanların Tespit, Tescil ve Onayına İlişkin Usul ve Esaslara Dair Yönetmelik, İlke Kararlarına, Doğal Sit Alanlarının Değerlendirilmesine İlişkin Teknik Esaslara ve Diğer Koruma Hukuku düzenlemelerine aykırıdır. Tüm bu nedenlerle Van Akademik Odalar Birliği ile Demokrasi Platformunun bileşenlerinden  dava konusu hakkında dava açma ehliyeti olan Van Barosu ÇEV-DER, Van Hakkari Tabip Odası ve Van ÖHD tarafından ilgili kararın iptali için bu gün yargı yoluna  başvurulmuştur. Bugün itibariyle başlatmış olduğumuz yargı süreciyle birlikte Van Gölü Havzası için büyük bir tehlike oluşturan, turizm ve sanayi tesisleri ile yapılaşmaya zemin hazırlayan ve hazırlanış amacı itibariyle korumaktan çok yok olmasına sebep olacak olan ilgili düzenlemenin iptal edilmesi gerektiği inancını taşımaktayız” ifadelerini kullandı.  

Yapılan düzenleme ile kamuoyunda “Van Gölü’nün artık koruma altını alındığı” yönünde yanlış bir algı oluşturmaya çalışıldığına dikkat çeken Baransel; “ bilinmelidir ki; yapılan düzenleme geleceğimiz ve nefesimiz olan Van Gölü’nü daha büyük bir tehlikeyle karşı karşıya bırakmaktadır. Vangölü Doğal Sit Alanının daha üst kategoride olan kesin korunacak hassas alanlar ya da nitelikli koruma alanları olarak ilan ve tescil edilmesi gerekirken yapılaşmaya yol açacak şekilde “Sürdürülebilir Koruma ve Kontrollü Kullanım Alanı” olarak tescilinin iptali talebiyle dava açıldığı bilinmelidir. Yapılan düzenlemenin de mevzuata aykırı olarak yapıldığını ayrıca belirtmek isteriz. Şöyle ki; Korunan Alanların Tespit, Tescil ve Onayına İlişkin Usul ve Esaslara Dair Yönetmelik’in “Korunan alanlara ilişkin genel ilkeler” başlıklı 5/1.’inci maddesinde belirlenen ilkelere uyulmamış, korunan alanların güncel durumunun alanın biyolojik çeşitliliği, hidrolojisi ve hidrojeolojisi başta olmak üzere her açıdan durumu hazırlanacak ön değerlendirme raporu sonucuna göre veya gerekli görülmesi durumunda ise en az ardışık dört mevsimi kapsayan ekolojik temelli bilimsel araştırma yapılarak belirleneceği düzenlemeleri uygulanmamış, araştırma raporları yönetmelikte öngörülen nitelikteki uzmanlarca düzenlenmediği gibi teknik esaslarda belirtilen saha çalışmaları yapılmamıştır”dedi.

Baransel, Van gölünün kesin korunacak hassas alanlar ya da nitelikli koruma alanları olarak koruma altına alınması, yapılaşmaya yol açan düzenlemeye dair hatadan bir an önce vazgeçilmesi için tüm duyarlı vatandaşları ve kurumları Van Gölüne sahip çıkmaya ve açılan davaya müdahil olmaya davet ettiklerini söyledi.