Telefon
WhatsApp
Suyun Susturduğu Tarih: Kırk Değirmenler Yok Olmanın Eşiğinde

Van’ın Gürpınar ilçesinde, yüzyıllardır aynı suyun sesiyle çalışan Kırk Değirmenler bugün sessizliğe gömülüyor. Bir zamanlar suyun gücüyle dönen taşlar, köylünün buğdayını una, suyu ise üretime dönüştürürken; bugün değirmenlerin büyük bölümü harabeye dönüşmüş durumda.

Kırk Değirmenler’in hikâyesi sıradan bir değirmen hikâyesi değil. Bu yapıların kökleri, MÖ 8. yüzyılda Urartu Kralı Menua döneminde inşa edilen Şamran Kanalı’na kadar uzanıyor.

Gürpınar Ovası’ndan Van Ovası’na tatlı su taşımak amacıyla kurulan Şamran Kanalı üzerine şekillenen değirmen sistemi, dönemin mühendislik anlayışının çarpıcı örneklerinden biri olarak kabul ediliyor.

Tek bir kaynaktan gelen su, değirmenlere dağılıyor; değirmenlerin çarklarını döndürdükten sonra yeniden kanala katılıyordu. Böylece su kaybolmuyor, yolculuğuna devam ediyordu.

Suyun değirmenlerde tükenmediği, üretimin ardından yeniden doğaya döndüğü bu sistem, yüzyıllar boyunca tarımın ve yerel ekonominin can damarlarından biri oldu.

Ancak bugün o tarihi döngü kesintiye uğrama tehlikesiyle karşı karşıya.

Bir zamanlar su sesi vardı, şimdi sessizlik var

Kırk Değirmenler’de 2010 yılında 15 değirmenin çalıştığı belirtilirken, aradan geçen yıllarda değirmenlerin çoğu kullanılmaz hale geldi. Bakım eksikliği, yapıların tahrip olması ve suyun farklı amaçlarla yönlendirilmesi, tarihi sistemin giderek işlevsizleşmesine neden oldu.

Son olarak içme suyu borulama projeleri nedeniyle değirmenlere ulaşan suyun kesilmesi, tarihi yapıları bir kez daha kritik bir noktaya taşıdı.

Bugün Kırk Değirmenler’in en büyük sorunu yalnızca taşlarının yıpranması değil; çarklarını döndürecek suyun artık bulunmaması.

Değirmenci Seyfettin Biçer, sistemin yaşatılması için alternatif su kaynaklarının devreye alınması gerektiğini belirterek, değirmen sahiplerinin de yapılacak çalışmalara destek vermeye hazır olduğunu söylüyor.

Biçer’in anlattığı tablo aslında Kırk Değirmenler’in nasıl bir sistem olduğunu da ortaya koyuyor:

Su değirmende kaybolmuyor. Değirmenden çıkıyor, Şamran Kanalı’na yeniden katılıyor ve yolculuğunu sürdürüyor.

Bu nedenle tarihi değirmenlerin korunması ile içme suyu ihtiyacının karşılanmasının birbirinin alternatifi olmak zorunda olmadığı belirtiliyor.

Kırk Değirmenler yalnızca korunmamalı, yaşatılmalı

Kırk Değirmenler’e bugün yalnızca “eski yapılar” gözüyle bakmak, taşıdığı değeri küçültmek anlamına geliyor.

Burada korunması gereken yalnızca birkaç taş bina değil.

Burada bir su kültürü, bir mühendislik tarihi, bir üretim geleneği ve binlerce yıllık bir yaşam biçimi var.

Dünyanın farklı bölgelerinde tarihi su yapıları restore edilerek kültür ve turizm rotalarına dönüştürülürken, Van’ın sahip olduğu bu benzersiz mirasın kaderinin kendi haline bırakılması kabul edilemez.

Kırk Değirmenler, doğru bir restorasyon projesiyle yeniden ayağa kaldırılabilir. Değirmenlerin çarkları yeniden çalıştırılabilir, su kanalları restore edilebilir, yürüyüş yolları oluşturulabilir, ziyaretçi alanları hazırlanabilir.

Ve en önemlisi, Kırk Değirmenler bir turizm destinasyonuna dönüştürülebilir.

Ziyaretçinin yalnızca eski taş yapıları görmeyeceği; suyun kanaldan değirmene nasıl ulaştığını, çarkların nasıl döndüğünü, buğdayın nasıl öğütüldüğünü yaşayarak görebileceği bir alan oluşturulabilir.

Bu değer, Van’ın tarih ve kültür turizmine kazandırılabilecek en özgün duraklardan biri olabilir.

Tarihin çarkları yeniden dönmeli

Kırk Değirmenler’in geleceği bugün verilecek kararlara bağlı.

Alternatif su kaynakları oluşturulmadan değirmenlerin susuz bırakılması, yalnızca bugünün üretim alanını değil, binlerce yıllık bir mirasın geleceğini de tehdit ediyor.

Bu nedenle çözüm, değirmenleri kaderine terk etmek değil; su ihtiyacı ile tarihi mirasın korunmasını birlikte ele almak olmalı.

Kırk Değirmenler’in taşları daha fazla çürümemeli, kanalları daha fazla kapanmamalı, çarkları bir daha dönmemek üzere susmamalı.

Çünkü burada kaybolmak üzere olan yalnızca bir değirmen değil.

Van’ın suyla yazılmış tarihinin bir parçası.

Bugün yapılması gereken, Kırk Değirmenler’i yalnızca fotoğraflarda yaşatmak değil; suyunu yeniden buluşturup çarklarını döndürmek, restore etmek ve Van’ın kültür-turizm haritasında hak ettiği yere taşımak.

Kırk Değirmenler yeniden çalışırsa yalnızca taş çarklar dönmeyecek.

Tarih yeniden konuşacak.

0 Yorum

Henüz Yorum Yapılmamıştır.! İlk Yorum Yapan Siz Olun

Yorum Gönder

Lütfen tüm alanları doldurunuz!

Yazarlarımız

Anket

E-Bülten Aboneliği