Bir yol hikayesi
Mistik Rayların İzinde: Ankara’dan Tatvan’a Uzanan Vangölü Ekspresi Yolculuğu
Ankara Garı'nın o kendine has nostaljik uğultusu, demiryolunun raylara vuran metalik nefesi ve bekleyen yolcuların yüzlerindeki tatlı telaşla başlıyor yolculuk… Vangölü Ekspresi, ağır ağır doğrulup usulca doğuya doğru süzülürken, daha ilk anda insanın içini hem bir merak hem de tarifsiz bir huzur kaplıyor.
Bu yol, sadece kilometre devirmek değil; bir ülkenin kalbinden geçip ruhuna dokunmak aslında. İç Anadolu’nun sert soğuğu, bozkırın sarı çizgileri arasından tren ilerledikçe yavaş yavaş yerini doğunun masalsı coğrafyasına bırakıyor.
Dağların Altında, Tünellerin İçinde Bir Masal
Vagonun camından dışarı baktığınızda, kendinizi bir tabloya değil, ardı ardına sıralanan hayali sahnelere bakıyormuş gibi hissediyorsunuz. Tren, dağların arasına kıvrılarak süzülüyor. Kimi zaman dev kayaların eteğinde, kimi zaman dağların bağrına açılmış karanlık tünellerin içinde…
Tünellerin içindeki o isli, ağır duman kokusu; dışarı çıkınca yerini doğunun mistik havasına bırakıyor. Bir karanlık, bir aydınlık… Bir nefes, bir sessizlik… Sanki insan kendi iç yolculuğuna da gidiyor bu raylarda.
Manzaranın Sessiz Feryadı: Kuraklık
Fakat güzelliğin tam ortasında insanın içini burkan bir başka manzara da karşılıyor yolcuyu: kuraklık…