TARTIŞMALARIN BİTMESİ İÇİN VALİLER SEÇİMLE GELMELİ…

 

Geçen hafta Valiler Kararnamesi yayımlandı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan imzasıyla yayımlanan kararname ile 41 ilin valisi değişti, 17 ilin valisi merkeze çekildi, 18 ile yeni vali atandı, 23 ilin valisi yer değiştirdi.

Bazıları çevreler,  ‘bunda ne var. Her zaman kararname çıkıyor. Yine bir kararname çıktı’ diyebilirler. Doğrudur, ülkemizde sistem böyle işliyor. Belli sürelerde kararnameler çıkar, değişiklikler yapılır, gidenler gider, belli bir süre yaptıklarıyla ya da yapamadıklarıyla hatırlanır, yerine gelenler ise gidenden daha iyi işler yapar ve üzerine koyarsa gideni unutturur veya yapamadıkları ile gideni aratır.

Bu kararname ile Diyarbakır Valisi de değişti. Dolayısıyla kararname hafta boyunca Diyarbakır’ın da sohbetlerin de birinci gündem maddesi oldu. Hasan Basri Güzeloğlu 21 Haziran 2017’de Kocaeli Valisiyken Diyarbakır’a atandı. Yaklaşık 1 yıldan bu yana Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkan Vekilliği, yani kayyım olarak da görev yapan Güzeloğlu, son kararname ile bundan sonra mülkiye başmüfettişi olarak görev yapacak.

Diyarbakır, her anlamda önemli bir kenttir. Diyarbakır’da görev alan valiler, genelde bir sonraki atamalarında ödüllendirilerek, kendilerince daha iyi kentlere ya da mevki-makamlara getirilirdi. Yani valiler için Diyarbakır sıçrama yerlerinden biri olurdu. Bu Valiler Kararnamesi’nde sanırım en önemli değişiklik Diyarbakır ve Mardin valileri ve de aynı zamanda kayyımlarının bir nevi merkeze çekilmesi oldu.

Mardin Valisi geçen dönemde kayyım olarak görev yaptı. O dönem de, bu dönemde rakipleri tarafından adı birçok iddia ile gündeme getirildi. Geçen dönem bakanlara aldığı iddia edilen pahalı hediyeler, naylon faturalar, tartışmalı ihaleler ve atamalar. Bu dönem de yine çeşitli atamalar, Mardin Büyükşehir Başakspor ile Görele Belediyespor kadın hentbol takımlarının oynadığı maçta sahaya inerek, rakip oyuncuların ve hakemlerin üzerine yürümesi ve hakaret ettiği iddiası, günlerce gündemi meşgul etmişti.

 

Diyarbakır Valisi’ne gelince; bana göre babası gibi tam bir bürokrat, yani tam bir devlet adamıydı. Kayyımlık ona yaramadı kanımca. Emin olmamakla birlikte edindiğim istihbarata göre, görevden alınmasında yerel siyasetçilerin ve siyasilere yakın yerelde görevli bürokratların etkili olduğu kanaatindeyim. Her nedense yüzüne karşı konuşulmayanlar, mülkiye başmüfettişi olarak atanmasından sonra arkasından söylenmeye başladı. Birçoğu onunla ilgili, ‘Yok efendim, sahte dezenfektan alımı, yok efendim dekoratif şehit aydınlatması, yok efendim ilaçlama ile ilgili araç kiralama gibi nedenlerden dolayı merkeze çekildi’ iddiaları konuşmaya, atamanın sebebi olarak gündeme getirmeye çoktan başladı bile…

Bu iddialardan bazıları yargı sürecinde ve yorum yapmak doğru olmaz. Kararı hep birlikte göreceğiz. Ama benim söylemek istediğim arkadan konuşmak hiç hoş ve şık değil. Bugüne kadar birlikte mesai yaptınız, o gün yüzüne söyleyemediğinizi bugün neden arkadan homurdanmaya başladınız. Eminim ki, gittikten sonra bağırmaya başlayacaksınız. Umarım gelen gideni aratmaz.

Peki, valileri tartışma konusu yapmaktan, belediyeleri kendi siyasi görüşünden olanların çiftliği olmaktan çıkarmak mümkün mü, elbette mümkün. Bunun cevabını Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan 2011 yılında başbakanken gazetecilere bir açıklama da yapmıştı.

Başkanlık sisteminin tartışıldığı o dönemde Erdoğan, başkanlık sisteminin çok başlılığı ortadan kaldıracağını ve hatta belediye başkanlarının da, Amerika Birleşik Devletleri’nde olduğu gibi halk tarafından seçilebileceğini ifade ederek, ‘Çok başlılığı ortadan kaldırıyor, başkanlık sistemi. Bizde bir vali ataması üç kez gidip geliyor. Orada seçimle geliyor’ demişti.

Dönemin Başbakan Erdoğan’ın, 'valilerin halk tarafından seçilmesi tartışılmalı' önerisine dönemin Barış ve Demokrasi Partisi’nden (BDP) olumlu yaklaşım gelirken, bugün AK Parti’nin ortağı olan MHP tarafından büyük tepki gelmişti. 

Son kararnameyle birlikte valiler tekrar tartışma konusu oldu. O zaman madem demokrasinin olmazsa olmazı halkın iradesini yansıtan seçimler olduğuna inanıyor ve öyle görüyorsa, valiler de seçimle gelsin. 

 Bir parantez açarak yazımı noktalamak istiyorum. Geçen hafta gündeme getirdiğim ‘Ne oldu da 100 lira arttı’ başlıklı yazım, büyük yankı uyandırdı. Bazı haber ajansında görev yapan meslektaşlarım, konuyu enine boyuna haberleştirerek ülke gündemine taşıdılar. Tanıdığım bazı çok değerli hukukçular da konunun yargıya taşınabileceğini ve vatandaşlara destek olabileceklerini açıkladılar.   

Sevgiyle kalın.

YASAL UYARI:   Dunyadavan.com , Dijital haber sitesinde yayımlanan yazı ve yorumlardan yazarların kendisi sorumludur. Sitemiz, hukuka, yasalara, ve kişilik haklarına saygılı “yer sağlayıcı” olarak hizmet vermektedir. Sitemiz, 5651 sayılı yasada tanımlanan şekliyle hukuka aykırı içerikleri kontrol etme yükümlülüğü yoktur.