Son yıllarda güvenlik güçleri çeşitli nedenlerle ‘günlük kiralık’ evlere baskın yapıyor.

Ama yabancılar çoğaldıkça, günlük olmasada aylık yabancıların tuttukları evler adeta otel odaları gibi saatlik, günlük oda oda veriliyor.

Onların oturdukları evlere girip çıkanlar belli değil.

Söylenenler doğru ise, Türkiye’de kendileri için kontrol amaçlı verilen kimliklerini başkalarına vererek hastanelerde ve ihtiyaç duyulan yerlerde kullandırmaktan çekinmiyorlar.

Zaten yapılan yardımları sattıklarını duymayan kalmadı.

Halen camilerde, ‘mağdur, mazlum, ensan’ edebiyatı yapanlar Suriyeliler için adeta çırpınıyor.

Onlarda aldıkları yardım malzemelerini

Kömürleri,

Günlük ekmekleri satıyor.

Sınırsız bazı hizmetlerle, ülkelerinden kaçan, kimliklerini satan ve burada kimlik arayan koç gibi damızlıklar seri çocuk üretimi ve azgınlıkta sınır tanımıyor.

Yerli insanlar için, prim yatırmazsan sağlık hizmeti yok.

Yatırsan da katkı payları isyan ettiriyor.

Yazılan ilaçları bulabilirsen iyisin.

Bir dönem bizim apartmanda oturan yabancılar, kendilerine acıyan, yardım edenleri bile isyan ettirdi. Çıkınca herkes rahatladı.

Çünkü gündüz gözükmüyorlardı, gece apartmanın kapısı ringonun ahırı gibi giren-çıkan belli olmuyordu. Sabaha kadar gidip-geliyorlardı. Ama gündüz birini gören olmuyordu.

Şimdi bunların düzgün yaşadıklarına kim inanır?

Kısaca, aylık 500-1000 Tl arasına tutulan evleri odaları kiraya vererek otel ticaretine çeviriyorlar.

Birbirlerine yol yordam göstererek, çoğalmaktad a sınır tanımıyorlar.

Sonra duyduk ki, evi biri tutuyormuş, kaçak gelenlere, yer-yurt bilmeyenlere odaları günlük kiraya vererek ayrı bir ticaret yapıyorlarmış. Çıkınca kurtulduk.

Peki Türkiye’de son yapılan araştırmaya göre, kaç kamu çalışanından biri kiracı.

Bin 577 kamu emekçisiyle yapılan araştırmaya göre, her üç kamu çalışanından birisinin kiracı olduğu tespit edilirken, kendi evlerinde oturanların oranı ise yüzde 57,2 oldu.

Ajans Press öi ITS Medya’nın araştırması, Birleşik Kamu-İş Konfederasyonu verilerinden ve medya yansımalarından derlediği bilgilere göre, her üç kamu çalışanından birisinin kiracı olduğu tespit edilirken, kendi evlerinde oturanların oranı ise yüzde 57,2 oldu. Ailesinin evinde oturanların oranı yüzde 12,5, lojmanda oturanların oranı ise sadece yüzde 2,2 olarak saptandı.

Çalışma ve Toplumsal Yaşam Deneyimleri raporunda, kamu çalışanlarının yüzde 90,6’sının 5 bin TL’den daha az maaş aldığı saptandı. Yaklaşık yarısına denk gelen yüzde 49,2’sinin ise aylık gelirinin 4 bin ile 7 bin 500 TL arasında olduğu görüldü. Kamu çalışanlarının yüzde 95’inin de kredi kartı kullandığı görülürken, buna paralel olarak yüzde 90’ının da borç ödeme de zorlandığı tespit edildi.

Bu yıl içerisinde kamu çalışanlarıyla ilgili olarak, 6 bin 184 haber yansıması tespit edildi. Medyaya yansıyan haber başlıklarında, en çok geçim sıkıntısı ve liyakat tartışmaları haber başlıklarına yansıdı.

Perakende Satış Endeksleri

Takvim etkilerinden arındırılmış sabit fiyatlarla perakende satış hacmi 2018 yılı Ağustos ayında bir önceki yılın aynı ayına göre %1,3 arttı. Aynı ayda gıda, içecek ve tütün satışları %4,9, otomotiv yakıtı satışları %1,3 artarken, gıda dışı satışlar (otomotiv yakıtı hariç) %0,5 azaldı.
Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış sabit fiyatlarla perakende satış hacmi 2018 yılı Ağustos ayında bir önceki aya göre %0,4 arttı. Aynı ayda gıda, içecek ve tütün satışları %2,5, gıda dışı satışlar (otomotiv yakıtı hariç) %0,2 artarken, otomotiv yakıtı satışları %1,7 azaldı.
Takvim etkilerinden arındırılmış cari fiyatlarla perakende ciro 2018 yılı Ağustos ayında bir önceki yılın aynı ayına göre %20,3 arttı. Aynı ayda gıda, içecek ve tütün satışları %17,2, gıda dışı satışlar (otomotiv yakıtı hariç) %19, otomotiv yakıtı satışları %27,9 arttı.
Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış cari fiyatlarla perakende ciro 2018 yılı Ağustos ayında bir önceki aya göre %2,5 arttı. Aynı ayda gıda, içecek ve tütün satışları %0,7, gıda dışı satışlar (otomotiv yakıtı hariç) %3,7, otomotiv yakıtı satışları %1,8 arttı.