2018’de Cumhurbaşkanlığı ve milletvekilliği seçimi yapıldı. Bir dahaki seçimin tarihi 2023 olmasına rağmen, neredeyse erken seçim söylemi hiçbir zaman dillerden düşmedi. Ancak son bir yıldan bu yana muhalefet partileri tarafından erken seçim istediği ilk kez bu kadar yüksek ses ve arzulu ile talep ediliyor. Bunda hemen hemen tüm anketlerde AK Parti ve MHP’nin oylarının tek başına iktidarda kalmalarına yetmemesi ve 18 yıllık AK Parti iktidarının ilk kez bu kadar sıkıntılı bir dönemin içinde bulunmasının etkisi çok büyük.

Ana muhalefet partisi CHP’nin Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, erken seçim çağrısını katıldığı bir televizyon programında yaptı. Bu çağrıyı, asıl muhatabı olan Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’a değil, küçük ortağı MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’ye yaptı. Kılıçdaroğlu, ‘Bu ülkenin kurtuluşu bir an önce seçime gitmektir. Bunu Sayın Devlet Bahçeli’ye söylüyorum. Eğer bu ülkeyi seviyorsan, bekasını düşünüyorsan, insanların huzur içinde yaşamasını istiyorsan, çık kardeşim yarın sabah de ki, yeter artık. Seçime git, Türkiye’yi seçime götür.’ Kılıçdaroğlu, çağrısını MHP’ye yaptı, çünkü MHP’nin sicilinde bu tür hamleler var. Çağrının yankıları önümüzdeki günlerde daha net ortaya çıkacaktır, ama çağrının arkasında durulması koşulu ile.

Sahaya baktığımız da her partinin hamlelerini erken seçime yönelik attığını görüyoruz. Her ne kadar AK Parti seçim zamanında yapılacak dese de, son zamanlarda farklı arayışların içinde bulunuyor. Bir yandan oyları iyice dibe vuran MHP’li veya MHP’siz alternatifler üzerinde çalışma yaparken, bir taraftan da muhalefet cephesinin genişlemesini, yani yeni partilerin muhalefet cephesine katılmasına engellemeye yönelik alttan alttan hem seçim yasası üzerinde, hem de bu bloğu bölmeye yönelik çalışmalarını sürdürüyor.

CHP’nin başını çektiği bloğun içinde resmi olarak HDP olmazsa bile, gayri resmi ilişkiler zaman zaman rahatsızlık yarattı. Fakat bu seçim sisteminde AK Parti’nin gitmesinin HDP’siz mümkün olmayacağı bal gibi ortada. Dolayısıyla herkes kartlarını HDP’ye göre kurmak zorunda kalıyor. Bunun Demokratik Atılım Partisi (DEVA Partisi) Genel Başkanı Ali Babacan’ın Diyarbakır ziyaretinde bir kez daha gördük. İl kongresi için kente gelen Babacan, sivil toplum kuruluşları ile Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası ev sahipliğinde bir araya geldi, halkın içine karıştı sorunu bir de onlardan dinledi.

Babacan, kongre genelinde Kürt sorununa vurgu yaptı. Kürt sorununun, hak, eşitlik, adalet, demokrasi çerçevesinde çözülebileceğinin altını çizdi. Babacan, ‘Sokaklarında TOMA'nın olmadığı, sabaha karşı operasyonların yapılmayacağı bir Diyarbakır için buradayız. Oyunuza, iradenize, seçiminize ve seçtiklerinize sahip çıkmak için buradayız’ dedi merhum baro başkanı Tahir Elçi ve 12 yaşındaki Ceylan Önkolu andı.

2005'de Başbakan Erdoğan'ın Diyarbakır'daki konuşmasında "Kürt sorunu vardır ve benim sorunumdur" sözünü de anımsatan Babacan "Cumhurbaşkanı olduktan sonra bu sözü unutup, on yıl sonra 2015'de (kardeşim ne Kürt sorunu ya, daha ne istiyorsunuz) noktasına geldi’ diyerek, 2013’de Şivan Perver ve Mesut Barzani'nin Diyarbakır’a geldiğini hatırlattı. Babacan, ‘O günlerden bugüne seçilmiş belediye başkanları makamlarından alınıp yerlerine atanmışlar geldi. HDP'nin 48 belediyesine kayyum atandı. Kayyum politikası halkı cezalandırmaya dönüştü' diye tespitlerde bulunarak, iktidarın küçük ortaklarının peşinden, 90'lı yılların Kürt politikasına koştuğunun altını çizdi.

Aslında Kürtler bu söylemlere çok yabancı değil. 1992’de Süleyman Demirel, ‘Kürt realitesini’ tanıyorum, 1999 yılında Mesut Yılmaz, ‘Avrupa Birliği'ne üyeliğimize giden yolun Diyarbakır'dan geçtiğine inanıyorum’ demiş, aynı yıl Refah Partisi İstanbul İl Başkanı Erdoğan, Necmettin Erbakan’a Kürt raporu sunmuştu. Yine CHP defalarca Kürt sorunu konusunda raporlarını kamuoyuyla paylaşmıştı.

Dünden bugüne neredeyse tüm partiler Kürt sorunu hakkında bir şeyler söyledi, Kürt oylarına talip oldu. Evet, bugün Cumhur İttifakı ve Millet İttifakı diye iki blok var. Orta ise HDP. Aslında bu kadar ‘terörle’ içli dışlı olduğu öne sürülen bir parti öncekiler gibi çoktan kapatılırdı. Ama her iki blokta hesaplarını HDP’nin 6 milyon oyuna göre yapıyor. Kimi HDP üzerinden milliyetçilik yaparak kendi tabanının bir arada tutmaya çalışıyor, kimi uzaktan uzağa senin yanındayız ama…. diyerek sen bizi dışarıdan destekle diyor. Ancak bu sistemde her ne kadar zor günler geçirse de düğümü HDP çözer…

 Sevgiyle kalın.   

  YASAL UYARI:   Dunyadavan.com , Dijital haber sitesinde yayımlanan yazı ve yorumlardan yazarların kendisi sorumludur. Sitemiz, hukuka, yasalara, ve kişilik haklarına saygılı “yer sağlayıcı” olarak hizmet vermektedir. Sitemiz, 5651 sayılı yasada tanımlanan şekliyle hukuka aykırı içerikleri kontrol etme yükümlülüğü yoktur.