Bugünlerde gittiğim her yerde konuşulan tek gündem maddesi ekonomi. Esnafından çiftçisine, memurundan işçisine kadar herkes borç yükünün sürekli ağırlaştığını ve altında kalmaktan korktuklarını söylüyorlar. En önemlisi de eksiden borçlanarak bir şeylerin sahibi olduklarını, bugünlerde ise bir şeylere sahibi olmak bir yana ellerindekini bile kaybederek, günlük yaşamaya başladıklarını ifade ediyorlar.

Yani insanlar geleceğe dair umutlarını yavaş yavaş yitiriyor, tünelin ucunda ışık görmeyi bir tarafa bırakın, her tarafın tamamen karanlığa gömülmesinden endişe ediyorlar.

Bir duvar yazısı okumuştum. Aynen şöyle diyordu. ‘Aslan Borçtan Kükreyemiyor’, ‘Kartal Borçtan Pençeleyemiyor’, ‘Kanarya Borçtan Uçamıyor.’ 

Sonra bilgisayarımın başında gündeme ilişkin yazıları okurken, Dünya Bankası’nın birkaç hafta önce açıkladığı ‘2019 Yılı Uluslararası Borç İstatistikleri Raporu’ gözüme çarptı. Raporda, düşük ve orta gelirli 120 ülke arasında Türkiye’nin 440,9 milyar dolarlık dış borçla, en çok dış borcu olan 6’ncı ülke olduğunu gördüm.

Aynı raporda, dış borcunun milli gelire oranı ile yüzde 65 ile ilk sırada yer alan Arjantin’in ardından, yüzde 59’luk borç ile Türkiye’nin geldiğini üzülerek okudum.

Hele hele ABD Doları ve Avrupa Birliği Avro’sunun sürekli tırmandığı bugünleri düşündüğümde, rapordaki tablonun daha da büyüdüğünü düşünerek soğuk terler döktüm.

Bu kadar ekonomik sorun ve sıkıntısı bulunan ülkemizde kredi kartı sayısını yüksekliği karşısında da resmen nutkum tutuldu.

Bankalararası Kart Merkezi, çoluk-çocuk 83 milyonluk ülkemizde Ağustos’ta 72,6 milyon kredi, 176 milyon banka kartı kullanıldığını, toplam kart sayısının 248,6 milyonu aştığını ve de sadece Ağustos’ta toplam 101,6 milyar TL'lik ödeme yapıldığını duyurdu. Bu tabloyu görünce insan, ‘Bu Ne Perhiz Bu Ne Lahana Turşusu’ demekten kendini alıkoyamıyor.

 Sonra Galatasaray, Beşiktaş ve Fenerbahçe’nin borçlarını anlatan o duvar yazısı aklıma geldi. Sadece üç büyüklerin değil, tüm kulüplerin borç batağında olduğunu ve borçları çevirerek yürüdüğünü düşündüm.

Ardından neden hep ülkemizin ‘Tam Bağımsız’ olmadığı söyleminin süre geldiğinin düşününce, bu kadar borcu olanın tam bağımsız olamayacağı kanaatine vardım.

Kredi kartlarına gelince, cüzdanımdaki 4 karta bakınca bunun zenginlikten değil, borcu borçla kapatmak zorunda olduğumuz gerçeğine tosladım.

Sevgiyle kalın.


   YASAL UYARI:   Dunyadavan.com , Dijital haber sitesinde yayımlanan yazı ve yorumlardan yazarların kendisi sorumludur. Sitemiz, hukuka, yasalara, ve kişilik haklarına saygılı “yer sağlayıcı” olarak hizmet vermektedir. Sitemiz, 5651 sayılı yasada tanımlanan şekliyle hukuka aykırı içerikleri kontrol etme yükümlülüğü yoktur.