Tam bir vitamin bombası olan portakal bağışıklığı güçlendirerek kalp sağlığını korur; kolesterol seviyesini düşürür; solunum yolu hastalıklarına, bazı kanser türlerine, romatizmalı eklem yangısına, ülsere ve böbrek taşlarına karşı da etkilidir.

Portakal suyunda, bol miktarda besin bulunsa da tam bir portakaldaki kadar lif içermez. Lifin en yoğun olduğu kısım, portakalın kabuğu ile etli bölümü arasında kalan beyaz kısımdır. Ayrıca portakal suyunda, bütün portakala oranla daha fazla kalori bulunur.

Portakalın sağlığa yararları nelerdir?

Bağışıklık sistemi: Turunçgillerin çoğunda yüksek oranda C vitamini bulunurken, portakal aralarında en çok C vitamini içeren meyvedir. Pharmacognosy Reviews dergisinde yayınlanan 2010 tarihli bir makaleye göre C vitamini, serbest radikalleri temizleyip etkisizleştirerek hücreleri korur. Serbest radikaller, kanser ya da kalp hastalıkları gibi sorunlara yol açabilir. Portakal, günlük hayatta karşılaşılabilen virüslere karşı da bağışıklık sistemini güçlendirir.

Kolesterol: Lif, bağırsaklarda bulunan fazla kolesterolü toplayıp dışarı attığı için portakaldaki lif kolesterol seviyesinin düşmesine de yardımcı olur. Nutrition Research dergisinde yayınlanan 2010 tarihli bir araştırmada, 60 gün boyunca portakal suyu içen yüksek kolesterollü kişilerdeki düşük yoğunluklu lipoproteinin (LDL ya da kötü kolesterol) düştüğü görüldü.

Kalp: Portakalda bulunan C vitamini, lif ve kolin kalp sağlığı için çok faydalıdır. Potasyum da elektrolit bir mineral olduğundan elektriğin vücudunuzda dolaşmasını sağlayarak kalp atışlarınıza yardımcı olur. 2012 tarihli bir araştırmaya göre her gün 4.069 mg potasyum tüketen kişilerde, günde yaklaşık 1.000 mg potasyum tüketen kişilere göre kalp hastalıklarından ölme riski % 49 oranında daha düşüktür. Portakalda bulunan potasyum aynı zamanda kan basıncının düşmesine de yardımcı olduğundan beyin kanamasına karşı da koruma sağlar. Portakalın kalp için yararlı olmasında başka bir etken de içerisinde bulunan folik asidin kardiyovasküler bir risk faktörü olan homosistein seviyelerini düşürmesidir.

Diyabet: Portakalda yoğun miktarda lif bulunduğundan tip 1 diyabeti olan kişilerde kan şekerinin düşmesine yardımcı olduğu gibi tip 2 diyabeti olan kişilerde de kan şekerini, lipidleri ve insülin seviyelerini düzenler. Amerikan Diyabet Birliği’ne göre portakal ve diğer turuçgiller diyabet hastaları için bir numaralı yiyecektir.

Sindirim ve kilo kaybı: Portakalda bulunan lif, s: indirime yardımcı olduğu gibi düzenli olarak tuvalete çıkmanızı sağlar. Aynı zamanda kilo kaybına da yol açar. Düşük yağlı, düşük glisemik indeksli ve yüksek besin içerikli portakal, pek çok sorununun kaynağı olan obeziteye karşı ideal bir koruyucudur. Glisemik indeks, besinlerin kişinin kan şekeri seviyelerini nasıl etkilediğini gösteren bir ölçümdür; örneğin ekmek gibi yüksek glisemik indeksi olan yiyecekler yendikten hemen sonra glikoz seviyesinin hızla artmasına sebep olur.

Görme: Portakal, A vitamini deposudur; Bu besin lutein, beta karoten ve zeaksantin gibi karotenoid bileşenler içerir. Bu bileşenler yaşla bağlantılı olan maküler dejenerasyona karşı koruma sağlar. Maküler dejenerasyon, merkezi görüşü bulanıklaştıran, tedavisi olmayan bir hastalıktır. A vitamini aynı zamanda gözlerinizin ışığı daha iyi emmesini sağlar ve gece görüşünüze yardımcı olur.

Kanser: Portakalda bulunan C vitamini, DNA mutasyonlarını önlediğinden kolon kanseri riskini azaltıyor. Araştırmalara göre kolon kanseri vakalarının %10-15’inde BRAF denilen bir gende mutasyon görülüyor. American Journal of Epidemiology dergisinde yayınlaan 2004 tarihli bir araştırmada çocukların iki yaşına kadar muz, portakal ve portakal suyu tüketmesi çocukluk lösemisine yakalanma riskini de azaltıyor.

Portakalın zararları nelerdir?
Portakal sağlıklı bir meyve olsa da elbette kararında tüketmek gerekir. Çok fazla portakal tüketmeniz durumunda fazla lif sindiriminizi etkileyebileceği gibi karın ağrısına ve hatta ishale de yol açabilir. Her ne kadar portakalın kalorisi düşük olsa da, çok fazla portakal tüketilmesi durumunda kilo almanız mümkün. Ayrıca C vitamininin fazlası da zarar; günde 2 bin mg’dan fazla C vitamini almanız durumunda ishal, mide bulantısı, kusma, mide yanması, şişme veya kramp, baş ağrısı, uykusuzluk ya da böbrek taşı gibi sorunlarla karşılaşabilirsiniz.

Asit oranı yüksek bir meyve olduğundan portakalın mide yanmasına sebep olması da mümkün, özellikle de midesinde zaten sorun olan insanlarda. Örneğin reflüsü olan kişilerde çok fazla portakal yemek mide yanmasına veya kusmaya sebep olabilir. Beta bloker kullanan kişilerin de çok fazla portakal tüketmemeye dikkat etmesi gerekir. Bu ilaçlar potasyum seviyesini yükselttiğinden, portakal veya muz gibi bol potasyumlu başka yiyeceklerle birlikte tüketildiğinde, vücutta potasyum fazlasına yol açabilir. Fazla potasyum, böbrekleri düzgün çalışmayan kişiler için ciddi sorunlara neden olabilir.

Portakal kabuğu yenilebilir mi?
Portakal kabuğu zehirli değildir, aksine çoğu aşçının bildiği üzere portakal özü yemeklere büyük lezzet katar. Yenilebilir de olsalar portakal kabukları meyvenin kendisi kadar sulu ve lezzetli değildir. Ayrıca organik olmayan, yani kimyasalla kaplı kabuğunu sindirmekte zorluk çekebilirsiniz.

Portakalın kabuğunu da yerseniz bol miktarda besin alabilirsiniz. Örneğin portakalın kabuğunda, içindekine oranla daha yoğun lif bulunur. Bunun yanı sıra kabukta besin açısından faydalı olan flavonoidler de vardır. Birçok besinde bulunan flavonoidler, kan basıncını düşürücü ve iltihaba karşı koruyucu bir etkisi vardır.

Buna ek olarak portakal kabuğunda A, C, B6 ve B5 vitaminleri, kalsiyum, riboflavin, tiyamin, niasin ve folik asit bulunur. Portakalın kabuğunun iç kısmını yiyerek de bu besinlerin bir kısmını almak mümkün. Bu beyaz bölüm acı ya da ekşi olsa da meyvenin kendisi kadar C vitamini ve daha da fazla lif içerir.

Kaynak: Herkese Bilim Teknoloji