T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü Kazılar ve Araştırmalar Dairesi Başkanlığı 26 Haziran tarihinde sosyal medya hesabından Anadolu'da ilk kez İlhanlılara ait izler buluduğunu açıklanmış ve  "Van, Aladağ bölgesi yüzey araştırmalarımızda Anadolu'da ilk kez İlhanlı-Moğol (13-14. yy) geleneğine dair izler içeren kalıntılara ulaşıldı. İlk bulgular kapsamında, alanın tarihi kaynaklarda da sözü edilen İlhanlıların yazlık merkezi olduğu değerlendiriliyor" ifadelerine yer verilmişti.

Live Science sitesinde "Arkeologlar Cengiz Han'ın torununun sarayını keşfettiler" başlığı ile yayınlanan Owen Jarus imzalı haber bu kalıntıların Hülağu Han'ın sarayı olup olamayacağını irdeliyor. Söz konusu haberi silzere Arkeofili'den Erman Ertuğrul'un çevirisi ile sunuyoruz: 

Hülagu Han, MS 1217’den 1265’e kadar yaşayan ve Orta Doğu’da askeri seferlere liderlik eden bir Moğol lideriydi. 1258’de Bağdat’ın yağmalanmasıyla ve Bağdat’ın Büyük Kütüphanesi olarak da bilinen Beyt’ül Hikmet de dahil olmak üzere şehrin büyük bir kısmının yıkılmasına ve Bağdat’ın lideri Halife Al-Musta’sim Billah’ın idamına yol açmasıyla tanınıyordu.

Moğol İmparatorluğu’nun birliği, Cengiz Han’ın bir başka torunu olan Mengü Han’ın ölümüyle 1259’da sona erdi ve Orta Doğu’da “İlhanlı” olarak adlandırılan, Hülagu Han’ın liderliğinde daha küçük bir Moğol İmparatorluğu kuruldu. İlhanlı kısa ömürlü oldu ve 14. yüzyılın başlarında çöktü, son kalıntıları 1357’de yok edildi.

Tarihsel kayıtlar bölgede bir saray ve yazlık başkentten bahseder, ancak tam olarak nerede olduğunu belirtmez. Bir sarayın kazısı devam ediyor, ancak yoğun bir şekilde yağmalanmış gibi görünüyor.

Moğol Bilimler Akademisi’nden bir arkeolog olan kazı ekibi üyesi Munkhtulga Rinchinkhorol, “Han’ın saray kompleksinin kalıntıları şimdi tamamen mahvoldu.” diyor. Ekip, yağmalamaya rağmen sırlı çatı kiremitleri, tuğlalar, üç renkli sırlı seramik çanak çömlek ve porselen kalıntılarını buldu.

Rinchinkhorol, önemli bir bulgunun, bazı çatı kiremitlerinin “‘s’ benzeri sembollere sahip olması.” diyor. Svastika deseni veya tamga olarak bilinen bu semboller, Moğol Hanlarının güç sembollerinden biri.

Antik ve Orta Çağ’da çeşitli svastika desenleri kullanılmış ve bunların bir versiyonu da 20. yüzyılda Naziler tarafından benimsenmişti. Rinchinkhorol, bu sembollerin yer aldığı çinilerin, araştırmacıların Hülagü Han’a ait bir saray bulduklarına inanmalarının önemli bir nedeni olduğunu söylüyor. Bölgede güçlü bir Moğol varlığından bahseden tarihi kayıtlarla birleştirilen eserler, araştırmacıları sarayın İlhanlılar dönemine ait olduğuna inandırıyor.