Aydınlık Gzetesi yazarı Cengiz Çakır köşesine taşıdığı yazısında Tarım Bakanlığı'nın ucuz gıda temininde yeni yol haritasını ele aldı. 

TARIM ve Orman Bakanı Prof. Dr. Vahit Kirişçi, Akdeniz İhracatçı Birliklerinde düzenlenen Tarım Sektör Temsilcileri Toplantısında çeşitli konularda görüşünü açıkladı. (Bkz. 1).

Bu yazıda ekilmeyen tarım alanlarına ilişkin görüşler değerlendirilecektir. Kendilerinin anlatımı ile: Sayın Bakan, tanm alanlarında mülkiyet hakkı ile kullanım hakkını ayıracaklarını söyleyerek, "Kendi arazisinde, işletmesinde eğer bir yıldan fazla bir faaliyette bulunmazsa ona şunu söyleyeceğiz. 'Biz sana rayiç bir kira bedeli ödeyeceğiz.' Orada bu üretimi, bu işi bilen, en yakındaki o köyde yaşayan, o civarda bulunan bu faaliyetleri yürütenlere Buyurun, gelin, yapın' diyeceğiz. Kimse ilgilenmezse dışarıdan birilerinin ilgilenmesini sağlarız" dediği belirtilmektedir.

Boş kalan arazilerin değerlendirilmesine ilişkin Sayın Bakan tarafından dile getirilen bu çözüm şeklinin akla uygun olduğunu belirterek, bu önemli konuya el atılırken yararlı olabilecek bazı düşüncelerimi paylaşmak isterim. Arazilerin boş kalma nedenlerinin başında kırdan kente göç olgusu gelmektedir. 2000-2002 yılanda konuk öğretim üyesi olarak görevli olduğum Van'da proje yürütücüsü olduğum bir araşürmanın kırsal göçle ilgili sonuçlarını dikkatinize sunuyorum.

Veriler, Van ilindeki 13 ilçede ve 65 köy/mahallede tesadüfi örnekleme yöntemiyle seçilen 798 çiftçi ve 61 muhtarla yüz yüze yapılan anket sonuçlanna dayanmaktadır. "İncelenen köylerin tümünde son 10 yılda göç eden aileler olmuştur. Son on yıllık süre içinde köy başına ortalama 16 ailenin ve 115 kişinin göç etmiş olduğu belirtilmiştir. Göç eden ailelerin ortalama birey sayısının 7.2 olduğu göz önüne alınırsa. incelenen 61 köyden son 10 yılda yaklaşık olarak 7000 kişinin göç ettiği ortaya çıkmaktadır.

Bunların üçte birinden fazlası İstanbul'a göçmüş olup, Van, Ankara, İzmir, Bursa. Adana, Mersin ve Antalya göçün yöneldiği önemli illerdir,  Köyden göç edenlerin % 86,6'sı işsizlik dolayısı ile % 4,4'ü arazisi olmadığından % 6,6'sı kamu kuruluşunda işe girdiğinden ve % 2,4'ü de diğer nedenlerle göç etmişlerdir.

Elde edilen bilgilere göre köyden ayrılan ailelerin dörtte birinin arazisi işlenmeden kalmaktadır. Bu son cümleyi açıklığa kavuşturmak için bir hesap yapalım:

Son 10 yılda 61 köyden ortalama 16 aile olmak üzere 976 aile göçmüştür. Bunların dörtte biri 244 aile eder. Araştırmada aile başına düşen ortalama arazi miktarı 124 dekar olarak saptanmıştır. Bu durumda işlenmeden kalan arazi miktarının 30 bin dekar civarında olduğu tahmin edilmektedir. Güvenlik nedeniyle tümüyle boşaltılan Gürpınar'a bağlı bir köydeki 100 hanenin tamamı koşullar düzelince geriye dönmüştür. Bu özel durum dışında, son 10 yılda göç ettikten sonra köye geri dönen aile sayısı 11 köyün ortalaması olarak 6 bulunmuştur.

Göç eden 976 aileden 166 aile geri dönmüş 810 aile yurdun çeşitli yörelerine dağılmıştır. Doğu ve İç Anadolu bölgelerimizde ürün deseni basittir. İşletme arazisinin çoğunluğu tarla ve çayır mera arazisinden oluşmaktadır. Buğday başta olmak üzere tahıl üretimi yaygındır. Makineli tarıma uygun olduğu için ürünlerin ekimi, bakımı, hasadı ve muhafazası kolaydır. Ancak verim düşük olduğu için rayiç bedel üzerinden arazi kirası ödenmesinin mümkün olacağını sanmıyorum. Arazilerin yarıdan fazlasını oluşturan çayır mera arazilerinden, birilerinin bir şekilde faydalandığı tahmin edilmektedir.

Akdeniz, Ege, Marmara ve Karadeniz bölgelerinde araziler daha küçük ve parçalıdır. Buralarda yeterince kiralamaya istekli üretici bulmak mümkün olmayabilir. Emek yoğun üretim yapılan bu bölgelerde işgücü sıkıntısı çekilmektedir. Üretim deseni parsel büyüklükleri mekanizasyona pek elverişli değildir. Boş kalan evler, ahırlar, bahçeler de bakımsızlıktan harap olmaktadır. Bunların tanm turizmi kapsamında değerlendirilmesi düşünülebilir. Kentlerde bunalan emeklilerin taşınmazlann bakım ve onarımını yapmak kaydıyla buralarda sembolik bir kira karşılığında oturması sağlanabilir. Böylelikle atıl durumdaki amatör emeğin harekete getirilmesiyle üretim artırılıp, köylere ekonomik ve kültürel bir canlılık gelmesi mümkün olur.

(1) https://www.aydinlik.com.tr/haber/ bakan-kirisci-toprak-kaybediyoruz332568 (2) Cengiz Çakır; İbrahim Yıldırım, Ahmet Şahin; "Van Kent Çevresinde Tarımsal Üretimi Yeniden Geliştirmek Üzere Hayvansal Ve Bitkisel Üretim Envanteri", 101Y095 (VAP05) Numaralı Projenin Kesin Raporu, Mart 2004, İzmir Ekilmeyen alanlar ¦ • I I :^ENGİZ ÇAKIR