Van Gölü, 3 bin 713 kilometrekarelik yüzölçümüyle Türkiye'nin en büyük gölü, dünyanın ise en büyük sodalı gölü konumunda. İklim değişikliği, insan faaliyeti gibi sebepler nedeniyle Van Gölü uzun zamandır kirlenmeyle mücadele ediyor. Van Gölü’nün korunması amacıyla uzun zamandır gerek çevreciler gerekse de STK’ler yetkililere çağrıda bulunuyor.


Gazete Duvar'dan Kadir Cesur'un haberine göre; göl çevresi, 30 Temmuz tarihli Resmi Gazete’de yayınlanan karar ile ‘doğal sit-sürdürülebilir koruma ve kontrollü kullanım alanı’ olarak tescillendi. Ancak İnşaat Mühendisleri Odası (İMO) Van Şube Başkanı Mihail Atik, bu yasa ile gölün korunacağını düşünmüyor. Hatta gölün bir yıl içinde tamamen yok olabileceği uyarısında bulundu.

İnşaat Mühendisleri Odası (İMO) Van Şube Başkanı Mihail Atik
VALİLİK ‘YAPILAŞMA OLMAYACAĞI YÖNÜNDE YANLIŞ BİR ALGI OLUŞTU’ DEDİ
18 Ağustos tarihinde Van Valiliği konuyla ilgili yazılı bir açıklama yayınladı. Valilik, yaptığı açıklamada, kararın kamuoyunda ‘sit alanı içinde kalan bölgelerde herhangi bir yapılaşma olmayacağı’ yönünde yanlış bir algı oluştuğunu belirterek şu ifadeleri kullandı: “Alanın doğal yapısı, ekolojik değerleri, silueti, doğal peyzajı ve benzeri ayırt edici özellikleri göz önünde bulundurularak gerçekleştirilmek istenen faaliyetlerin niteliğine ve içeriğine yönelik olarak Koruma Amaçlı İmar Planındaki fonksiyonlara göre Van Tabiat Varlıkları Bölge Komisyonu tarafından yapılacak değerlendirme neticesinde düşük yoğunluklu faaliyetlere imkan tanınmaktadır. Sit alanı içerisinde kalan bölgelerde ilgili Belediyeler tarafından Koruma Amaçlı İmar Planı yapılacaktır. Koruma Amaçlı İmar Planı ile beraber sit alanı içerisinde kalan tüm bölgelerde ilgili tanımlar ve yapılaşma koşulları belirlenecektir. Dolayısı ile yeni yapılacak uygulamalar Koruma Amaçlı İmar Planına uygun olarak yapılacaktır.

Sonuç olarak alanda Koruma Amaçlı İmar Planındaki yapılaşma koşullarına uygun olması ve Van Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Komisyonu’nun uygun görüş vermesi şartıyla kontrollü olarak kullanıma ve yapılaşmaya izin verilebilecektir. Alanda Sürdürülebilir Koruma ve Kontrollü Kullanım Alanı koruma statüsü kazandıran doğal güzelliklerin bozulmasına yönelik herhangi bir faaliyete müsaade edilmeyecektir.”

Van Gölü'nde geçen sene yaşanan su çekilmesi endişeye yol açtı. 
‘VAN GÖLÜ BELLİ BİR DÜZEYE KADAR KORUNACAK’
İMO Van Şubesi Başkanı Mihail Atik, “5 Mart 2022'de birinci, ikinci ve üçüncü derece sit alanlarının içeriği değiştirildi. ‘Doğal sit-sürdürülebilir koruma ve kontrollü kullanım alanı’ olarak tescillendi. Yeni korunacak alanlar, bu şekilde ifade edilecek artık. Burada dikkat çekici olan şey, 'kontrollü kullanım' ifadesidir. Bu koruma kanununa istinaden Bakanlık 21 Temmuz 2022 tarihinde Van Gölü'nü bu kapsama aldı. Göl bu kapsamda belli bir düzeye kadar korunacak” dedi.

Atik, Van Gölü sahili için çıkarılan kanun ile mevcut ruhsatlı yapıların kendi haklarını koruyabileceklerini ifade etti. Bunun yanı sıra Van Gölü sahilinde beton santrali gibi tesislerin bulunduğunu ve bu tesislerin atıkları göle akıyorsa, akmaya devam edeceğini belirtti. Atik, “Bununla ilgili bir düzenleme yok. Van Gölü'nün kıyısında sanayi tesislerinin kurulabilmesi olanağı doğdu. Bununla şunu diyorlar, ‘Biz size açık kapı bıraktık. Siz kendi sanayi tesislerinizi belli yol ve yöntemlerle sürdürün.’ Yani, tabiri caizse barajlar için verilen ÇED raporu gibi... Güya can suyu bırakıyorlar. Bıraktıkları bir iki damla sudur. O da zaten anlamsızdır. Bunun yanında bölgedeki komisyonların onayı ile madencilik faaliyetleri yürütülebilir. Kum, çakıl, taş ocakları kurulup bu malzemeler alınabilir. Turizm tesisleri, yat limanları, depolama tesisleri kurulabilir. Tarım ve hayvancılık faaliyetleri yapılabilir. Şimdi bunların tamamının gerçekleştiğini düşünelim. Bu şekilde Van Gölü'nün bir yıl içerisinde tamamen yok olmasını sağlayacak bütün koşullar hazır” ifadelerini kullandı.

‘VAN İÇİN TALİHSİZ BİR KARAR OLDU’
Atik, çıkarılan kanunun bir aldatmaca olduğunu savunarak, “Birilerinin 'Van Gölü'nü biz korumaya aldık. Van Gölü için bir sakınca kalmadı' yönündeki ifadeleri tamamı ile spekülasyondur, yeni projelere zemin hazırlamaktır ve art niyetlidir. Açık söylemek gerekirse; Van için talihsiz bir karar oldu” dedi.

Atik, çıkarılan kararla Van Gölü etrafında yapılacak maden faaliyetlerine zemin hazırladığını öne sürdü. Bununla ilgili kararda yer alan ifadeyi işaret eden Atik, “Kanunun B bendine göre, yasal prosedürü tamamlayan şirketler, dilediği zaman kum, çakıl, taş, maden gibi malzemeleri alabilir ve bu amaçla ocak açabilir. Yani ÇED İzin Denetim Genel Müdürlüğü'nün, Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü'nün ve Maden Tetkik ve Arama Genel Müdürlüğü’nün verdiği olumlu görüşler doğrultusunda maden arama sahaları ve ocakları açılabilir” diye konuştu.

Alınan bu karar öncesinde Van’daki odalardan görüş alınıp alınmadığı sorusunu Atik şöyle cevapladı: “Biz odalar olarak Van'a ve Vanlıya ait değerleri önemsiyoruz. Böyle bir şeye kesinlikle karşı çıkacağımızı bildikleri için hiçbir odamızı bu sürece dahil etmediler. Hatta toplantıları kapalı kapılar arkasında gerçekleştirdiler.”